Cinlerde bizim gibi bu dünya üzerinde yaşamaktadır.Onların Yüce Allah tarafından, ışınlardan enerjiden yaratılmaları sonucu,insan vücudu dahil her türlü maddeye girmelerine olanak sağlar.Cin insan bedenine kendi isteğiyle veya bir büyücünün göndermesiyle girer.Aşağıda yapacağım açıklamalar;hadislerden ve İslam büyüklerinin eserlerinden alınmıştır.Bazı kişiler inanmadıkları için,sözlerimiz belgelidir.Bütün Kur'an'ı Kerim tefsircileri cin insan bedenine girer diye kitaplarına yazmışlardır.Merhum Elmalılı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'an Dili isimli tefsir kitabında, Hicr Suresinin 27. ayetini şöyle açıklıyor: “ VEL CANNE HALAKNAHÜ MİN KABLÜ MİN NARİS SEMUM.” Meali: “(CANNIDA (İNSandAN ÖNCE ) MESEMATA (YANİ MADDEYE ) NÜFUZ EDİCİ ATEŞTEN (ENERJİDEN –IŞINLARDAN –ŞUADAN) YARATTIK.
Tefsiri: Sem, zehir,birde ince delik manasına gelir.Nitekim bedendeki terin çıktığı ve havanın girdiği gizli deliklere”mesemme” çoğuluna da “mesemmat” denilir.Binaenaleyh ,samm ve semum, maddeye nüfuz edici veyahut zehirleyici mefhumlarını ifade eder.Cinin nar-ı semumdan halkedilmiş olması,cin ve şeytanın insana gizli mesemmatından girecek mahiyette olduğu bildirilir. Peygamber efendimiz bir hadisinde ;”Şeytan insanın damarlarında kanı ile birlikte akar,dolaşır.”Demiştir.(Sahih-i Buhari,4/282;Müslim,14/155,Nevevi)
Şeytanın damarlarda kan ile akabilmesi için mutlaka insanın bedenine girmesi gereklidir. “Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün:”Ey cinler (şeytanlar) topluluğu!Siz insanlarla çok uğraştınız;çoğunu günaha soktunuz,hükmünüz altına aldınız!”diyecek. (Enam-145)
Cinlerin, insanları günaha sokması,onlarla uğraşması,hükümleri altına alabilmeleri için;insanlarla iletişime geçmeleri gereklidir.İşte bu iletişim nasıl olacak?Bedene girmeyle.Eğer irtibat, vücuda girmeden olsaydı herkesin cinlerin hükmü altında olması gerekirdi.Herkesin sıkıntılara maruz kalması lazımdı.Öyle olmadığına göre;cinlerin insana eziyet ,sıkıntı ,vesvese,korkutmalar,fiziksel ve uykuda sıkıntılar vermesi ,ancak bedene girmeleriyle olur.
“Böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık.Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını telkin eder dururlar:Eğer Rabbin dileseydi,bunu yapamazlardı:O halde bırak onları,uydurdukları hurafeler ve iftiralar ile haşrolsunlar.” (Enam-112)
“Vezkür abdena Eyyub*İz nada Rabbehu enni messeniteş şeytanu bi nusbiv ve azab” “Kulumuz Eyyub’u da hatırla.Rabbine “Şüphesiz şeytan bana azap ve yorgunluk,azap ve elem ile dokundu.” diye dert yanmıştı. (Sad-41)
Cinler Hz. Eyyub peygambere bile sıkıntı ve azap verdiğini Kur’an’ı Kerim bize böyle bildirmiştir.Bu ayeti devamlı okuyarak kendini kurtarmıştır.
Bakara suresinin 275. ayetini İmam Kurtubi şöyle açıklamaktadır:”Bu ayette, saranın cinler tarafından olduğunun inkar edenin,bunun yaratıkların fiilinden olduğunu,şeytanın insanın içine giremeyeceğini ve şeytandan dolayı delilik olamayacağını iddia edenin görüşünün bozukluğuna delil vardır.(Tefsirul –Kurtubi,3/255)
“Sara hastalığının eskiden cinlerin yaptığına inanılırdı.Fakat tıbbın ilerlemesiyle,günümüzde ise bu hastalığın sadece cinler tarafından değil,beynin bazı fonksiyonlarını yerine getirememesinden de kaynaklandığı kesin olarak anlaşılmıştır.Yani sara hem cinden, hem de tıbbi olabilmektedir.
İmam Taberi bu ayeti tefsir ederken şöyle demiştir.”Böylece,şeytan onu ,dünyada çarpar ,delirtir.”
İmam Rabbani “Mektubat” isimli eserinde cinin bedene girmesini şöyle açıklar:Nitekim cinni,insan fertlerinden bir fert ile alaka kurup, onun şahsında bariz (açık) olarak ortaya çıksa,bu alaka (ilgi),o ferde hayat vermek için kurulmamıştır.Zira o fert (kişi) ,diridir,hasredicidir ve bu ilgiden evvel hareket etmektedir.Bu alakadan dolayı o fertte ortaya çıkanlar,o cinin sıfatlarından,hareketlerinden ve duruşlarından dolayı ortaya çıkanlardır.”
İmam Rabbani bu sözleriyle şöyle demek istiyor ;Cin diri insanın bedenine girer ve o kişiyi,fiziksel ve ruhsal olarak etkiler.O insanın davranışlarının önemli kısmı vücuttaki bu cin tarafından yaptırılır.Cin onun bedenine ve duygularına hakim olur.
İmam Rabbani 445. mektubunda ;Şeytan fitne ve beladır.Sübhan Allah kulların gözünde şeytanı örttü ve onun hallerine vakıf etmedi.Şeytanı ise,kulların hallerine muttali kıldı.İnsanların kanlarının dolaştığı damarlarda şeytanı gezdirdi.
İblisin (şeytanın) insana girip onda hükümranlık kurması,insanın uyanıklığına veya gafletine,cehaletine veya bilgisine göre azalır veya çoğalır.(Telbis-i iblis;İbnü’l-Cevzi ) Hz. Mevlana Mesnevisinde, bu konu ile ilgili şöyle açıklama yapmıştır:Şeytan binlerce kişinin içine girer.Onun derisi altına gizlenmiştir.
Prf.Dr . Süleyman Ateş ‘te Hicr suresi 27.ayetini mealen şöyle açıklıyor. “Cine gelince,onu da (insandan) daha önce ,(vücudun gözeneklerine) nüfuz edici kavurucu ateşten yarattık.”
İmam Nesefi,tefsirinde şöyle açıklamada bulunuyor:”Semum,vücudun gözeneklerine nüfuz eden şiddetli ve yakıcı bir ateştir.” (Hicr-27;Nesefi Tefsiri;2.cüz,S,272)
Ebu Davud; Ilaka’nın (r.a.), cinli bir hastayı üç gün sabah-akşam okuduğu ,her okuyuşunda cinli kişinin bağdan çözülür gibi olduğunu nakletmektedir.(Ebu Davud,tıp,19/3897)
Evliyanın en büyüğü Abdulkadir Geylani ‘de cin ve şeytan hakkında şöyle açıklama yapmaktadır:Cin insanın içine girip damarlarında gezer.Etinde ve derisinde yürür.(Gunyet’ut Talibin)
Kuşeyri şöyle der; “Yakıcı rüzgarın ,semum olarak nitelendirilmesi onun vücudun gözeneklerine nüfuz etmesinden ötürüdür.(Kurtubi Tefsiri,s,3639)
Allah’u Teala (iblise çok evlat vermiştir) evlatlarıda babaları gibi şeytandırlar.(Bütün evlatlarıyla) her biri musallat olup insanları iğva ve dalalete bırakmaya gayret ederler,her taraftan insanın içine girerler.Suyun süngerin içine girmesi gibidir.Vesveselerini ve aldatmalarını insanın gönlüne getirir.(İmam Birgivi Vasiyetnamesi)
Allah’u Teala,iblise çok evlat verdi.Adem oğluna musallat oldular.İnsanın içine girip,damarda akan kan gibi,gezerler,dolaşırlar.(Feraid-ül fevaid fi beyan-il Akaid_Kadızade)
Bu açıklamalardan şunu anlıyoruz ki;Maric ile semum terimleri arasında bir zıtlık yoktur.Bilakis semum (vücuda nüfuz eden ateş) Maric’in (halis ateş) zati ve açıklayıcı bir sıfatıdır.Maric diye bilinen bu ateş İnce ,latif ve şeffaf bir maddedir.Bu şeffaf alevin içerisinde değişik renk tonları bulunduğundan,Ondan yaratılan mahluk(cin) de birbirinden renk bakımından farklılık arzeder.
Peygamberimizden başka,sahabelerde Kur’an’la tedavi etmişlerdir.Ebu Davut ve Nevevi “Ezkar” adlı eserde bunu doğrulamaktadır.Abdullah b. Mesut (r.a.) cinli bir hastayı tedavi etmiş ve Allah Rasulu (s.a.v) bunu onaylamıştır. İmam Ahmed b. Hanbel Hazretleri de cinli bir hastayı tedavi etmişlerdir. Kadı Ebu’l Hüseyin , El Kadı Ebu Ya’lab ,El Garra El- Hanbeli, “Tabakatü’s –Sahabe-i İmamı Ahmed “ adlı kitabında anlatmaktadır. Abbas.Sehl,b.Sa’d es-Saidi’den:
Allah’ın Rasulu Hıcr’a gelip konaklandığında;Tuvalet ihtiyacını karşılamaya gidenlerden birini cin çarpmıştı,Zor nefes alıyordu.Durum Rasulullah’a haber verildi.Allah’ın Rasulu okudu:Cin çarpan iyileşti.(İbn-i İshak,Bidaye,5/11;Delail ,190) (Hıcr;Salih (a.s.) ‘ın kavmi olan Semud kavminin yaşadığı yerin adıdır.)
Kur’an’ı Kerim ayetleri,Resulullah Efendimizin hadis-i şerifi , çeşitli tefsir ve mealler ,bu konu hakkında islam büyüklerinin yazdıkları çeşitli kitaplar ve kendi deneyimlerimiz, ,cinin insan vücuduna kesin olarak girdiğinin ispatıdır.Bilmeden,araştırmadan böyle şey olmaz diyerek reddetmek kimseye bir yarar sağlamaz.
Bedene cin girdimi,o insan artık hastadır.Çünkü bedende olduğu müddetçe o kişiye fiziksel ,ruhsal ve uykuda rahatsızlıklar verecektir.Bu cinlerden bir an önce kurtarılması lazımdır.Cinin bedene girmesi iki şekilden biriyle olur.Cinin kendi isteğiyle veya büyücünün göndermesiyle.Eğer cin uzun süre bedende bulunursa(özellikle bayanların) :Bir ağaç kurdu nasıl ağacı içten kemirip kurutursa,cinde insanı ruhsal olarak bozar.Kişinin zamanla yüz şekli değişir,kötüleşir.Yüz hatları sertleşir ve çirkinleşir.Yüzü kara sarı bir renk alır.Bazılarının gözlerinin etrafı morarır veya gözlerde yanma ve/veya ağrı olur.Cin devamlı bedende gezdiğinden vücutta bozulmalar başlar.Genellikle baş ve kalbi seçtiklerinden baş ve göğüs ağrıları olur.Hangi ilacı alırsanız alın geçmez.Bazen de cin iştahı keser yemek yedirmez zayıflatır veya obur hale getirir çok yemek yedirir,şişmanlatır.Bazılarına ise aşırı sigara ve alkol içirtir.Çünkü bazı cinler bu maddelerden zevk almaktadır.Fakat her cin alkol ve sigara sevmez.Halk arasında cinin gıdası sigara dumanıdır diye yanlış bir bilgi vardır .İnsanların çoğu bu durumlarının farkında bile olmazlar,sebeplerini kendinde veya başka şeylerde ararlar.Cin insana vesvese verir.Aklına devamlı kötü düşünceler getirir.Beynine ve kalbine hakim olur.
Cinin vücutta olmasının diğer bir kötü etkisi de;kişinin ruh yapısını yukarıda belirttiğim gibi yavaş yavaş bozar. Ani parlamalar,hiddetlenmeler,devamlı ağlama ve/veya isteği,bir takım olanaklara sahip olmasına rağmen hiçbir şeyden memnun ve mutlu olamama,genç kız ve erkeklerde anne babaya karşı gelmeler,sözlerini dinlememe ve aile hayatına uymama vb. davranışlar.Her bedeninde cin olan kişide bunların hepsi birden görülmez .Bazıları görülür.Büyü ve cin musallatında en önemli husus insanın ruh sağlığının bozulmasıdır.Eğer cinler bedende uzun süre kalırlarsa insanın ruhuna etki ederler ve bozarlar.Uzun süreden sonra cinlerden kurtulsa bile ruh sağlığının normale dönmesi çok zor olur.Onun için bir an önce büyü veya cinlerden kurtulmakta fayda vardır.Bunlarla beraber esas olan, belirtiler bölümünde saydığım hallerdir.
Büyücüler tarafından gönderilen cin ve şeytanlar belirli bir görev için gönderildiklerinden ve büyücüden korktuklarından vazifelerini daha etkili yerine getirirler.İnsanlara zulümleri daha fazla olur.
ÇALIŞMA ALANLARIMIZ VE EN ÇOK BAŞVURULAN KONULAR EVLENMEK ve YUVA KURMAK İÇİN: Evlenmeyi isteyen her insan için, evlenmeyi arzu edipte çeşitli nedenlerle bir türlü evlenemeyenler için, evlenmek isteyen bekarların, boşananların ve dulların evlenmesi için yapılır.
AŞK KONUSU: Karşılıksız ve tek taraflı aşklarda, ayrılıklarda, sevdiğin insanı kendine aşık etmek ve bağlamak için, evliliklerde daha mutlu bir hayat için, eşini kendine aşık etmek ve her istediğini karşısındakine yaptırmak için yapılır.
EŞİNİN veya SEVDİĞİ BİR KİŞİNİN SADAKAT ve MUHABBETİ İÇİN: Sevdiğinin, eşinin ya da sevgilisinin kendisinden başka kimseye cinsel anlamda ilgi göstermemesi için ve kendisine sadık kalması için yapılır.
RIZKIN ÇOĞALMASI İÇİN: Rızkının, kısmetinin bollaşmasını isteyen her insan için yapılır. Rızkı ve kısmeti dar olan, iki yakası bir türlü bir araya gelmeyen insanların darlıktan refaha çıkması için yapılır.
BEREKET ve BOLLUK İÇİN: Kazancının ve Elindeki parasının bereketini göremeyen insanların paralarının, mallarının ve kazançlarının bereketlenmesi için yapılır.
MEVKİ ve MAKAM YÜKSELTMEK İÇİN: Hayatta, işte, istenilen maddi ve manevi her durumda mevki ve makam yükseltmek için yapılır.
MÜŞTERİ ve BOL KAZANÇ İÇİN: Müşteriye ihtiyacı olan insanların müşterilerinin çoğalması için ve müşterilerinden bol kazanç sağlamaları için yapılır.
KUMAR MÜPTELALARINI KUMARDAN KURTARMAK İÇİN: Kumara düşkünü olan insanları kumar oynama ihtiyacından ve kumar müptelasından kurtarmak için yapılır.
İÇKİ BAĞIMLILARINI İÇKİDEN KURTARMAK: İçkiye müptela olan insanların içki bağımlılığından kurtulup bir daha içki içmemeleri için yapılır.
KÖTÜ ÇEVRELERDEN KURTARMAK İÇİN: Kötü dostlardan, kötü çevreden ve kötü insanlardan kurtarmak için yapılır.
ZEKANIN ve BİLİNCİN ARTMASI İÇİN: Zekanın güçlenmesi, artması ve zeka kullanım oranının çoğalması için yapılır.
DALĞINLIK ve UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN: Dalğın ve Unutkan olan insanların unutkanlıklarının ve dalğınlıklarını gitmesi için ve her şeyi hafızalarında tutabilmeleri ve hatırlayabilmeleri için yapılır.
SINAV KAZANMAK İÇİN: Ö.S.S., KPSS ve bunlar gibi sınavları kazanmak için yapılır. Önemli Not : sınavdan bir ay önce yaptırılmalıdır.
SIKINTISIZ DOĞUM YAPMAK İÇİN: Doğumların kolay, sıkıntısız ve tehlikesiz olması için yapılır.
DİLEK VE HACETLERİN KABULÜ İÇİN: İstenilen bütün zaruret ve dileklerin kabulü için yapılır.
DÜŞMANLARA ÜSTÜN OLMAK İÇİN: Düşmanların zarar ve şerlerinden muhafaza için, düşmanlara karşı her zaman üstün ve galip gelmek için yapılır.
SİHİR, MUSKA ve BÜYÜ İÇİN: Her türlü sihir, muska, büyü ve tılsımların bozulması için etkisiz hale gelmesi için yapılır. Her türlü bağlanmış olan insanların açılması için, bahtı ve kısmeti bağlanmış insanların bahtlarının ve kısmetlerinin açılması için, Rızkı, işi, gücü, kuvveti bağlı olan kişilerin açılması için yapılır. MUHABBET ve SEVGİ: Seni sevmesini istediğin herkese uygulanabilir. Bu bir sevgili, arkadaş, ortak ve sevgisini arzuladığın herkes olabilir. Kaçanı geri getirmek için, ayrılanları birleştirmek için, eşlerde muhabbet, evladın sevgisi ve saygısı için, arkadaşların içinde sevgi ve saygı görmek için, aile bütünlüğünü korumak için, ebeveynleri tarafından sevilmek ve onlara sözünü geçirmek için, istenilen herhangi bir topluluğa otorite uygulamak için kısaca her türlü muhabbet için yapılır.
GÜZEL ve ZARİF GÖRÜNMEK İÇİN: İnsanlara güzel görünmek ve ilgi çekmek isteyen, yanlışlarının bile insanlar tarafından güzel ve hoş görünmesini isteyen insanlar için, herhangi bir toplumda, bütün çevrelerde, aile içinde ve iş ortamlarında eşsiz, çekici ve güzel görünmek için yapılır.
ZENGİNLİK, MAL ve MÜLK İÇİN: Zengin olmak ve mal-mülk isteyen bütün insanlara yapılır.
İŞ SAHİBİ OLMA ve İŞE GİRMEK İÇİN: İş bulamayan, işten atılan, işe girmek istediğinde problemlerle karşılaşan insanların rahatlıkla iş bulmaları ve işe girebilmeleri için yapılır.
KARA SEVDAYA TUTULUP MECNUNLUK VE PERİŞANLIK ÇEKEN İNSANLAR İÇİN: İmkansız aşka ve kara sevdaya tutulan insanların kurtulmaları için yapılır.
ÜZERİNE EŞ (KUMA) GELEN HANIMLARI KURTARMAK İÇİN: Üzerine kuma getirilen, eşi tarafından aşağılanan hanımları bu çilelerden kurtulmaları için yapılır.
ZİNAYI TERK ETTİRMAK İÇİN: Eşini aldatan, kadın veya erkeklerin zina yapmalarını engellemek için ve aldatılmayı ortadan kaldırmak için yapılır.
DEDİKODULARDAN ve İFTİRALARDAN KORUNMAK İÇİN: Yapılan dedikoduları ve iftiraları önlemek için ve gelecekte yapılacak olan dedikodulardan ve iftiralardan korunmak için yapılır.
ZİHİN BERRAKLIĞI İÇİN: Algılama ve anlama yeteneğinin artması için, kapalı ve sınırlı zihinlerin açılması ve berraklaşması için yapılır.
SÖZÜNE İTAAT EDİLMESİ İÇİN: Herhangi bir cemiyette , aile içerisinde ve bütün çevrelerde sözüne itaat ettirmek ve sözünün geçerli olmasını isteyen insanlar için yapılır.
MÜSİBETLERDEN KORUNMAK İÇİN: Öldürülmekten, ani ölümden, hastalanmaktan, kötülüklerden, korkudan, dertlerden, hırsızlardan, hapis olmaktan, felaketlerden, afetlerden, şeytanlardan, cinlerden, korunmak için yapılır.
UYKU SIKINTILARI İÇİN: Uyku çokluğundan veya uykusuzluk gibi sıkıntıları düzeltmek için yapılır.
EZBERLEME YETENEĞİNİ ARTIRMAK İÇİN: Ezberleme yeteneği düşük olan insanların ezberlerini güçlendirmek için yapılır.
SADAKAT ve İTAAT İÇİN: Erkek veya kadının eşine yada sevgilisine sadakakati, itaat etmesi için, istenilen herhangi birinin itaat etmesi için yapılır.
HER HANGİ BİR İNSANI BİR MUHİTTEN VE BİR ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN: İstenilmeyen azgın, zararlı, kötü kişileri bir çevreden gitmesi ve uzaklaşması için yapılır.
ZİHİNSEL VE BEYİNSEL HASTALIK İÇİN: Sinir ve ruh hastalıkları için, akıl hastalıkları için, baş ağrısı için yapılır.
Nazar bilimsel olarak ta kanıtlanmış; İnsan bünyesinden yayılan zararlı ışınların beyin gücüyle beraber belli bir yere odaklanması sonucu, canlı veya cansız nesneleri olumsuz yönde etkilediği klinik deneylerle konunun uzmanları tarafından açıklanmıştır. • AİLE İÇİ HUZUR ve MUHABBET SORUNU YAŞIYORSANIZ, • EŞİNİZLE ARANIZDA HUZURSUZLUK GEÇİMSİZLİK VARSA, • KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ, • BÜYÜ,MUSKA,GÖZ,NAZAR,CİN MUSALLATINA MARUZ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, • RUHSAL VE MANEVİ YÖNDEN BUNALIMLARINIZ VARSA, • İSTEM ve İRADE DIŞI DAVRANIŞ SERGİLİYORSANIZ, • İŞ KONUSUNDA BAŞARILI OLAMIYORSANIZ, • TOPLUMA UYUM SAĞLAYAMIYORSANIZ, • EŞİNİZDEN,NİŞANLINIZDAN, SÖZLÜNÜZDEN VEYA SEVGİLİNİZDEN AYRILDIYSANIZ, • VEYA SORUNLU BİR BERABERLİK YAŞIYORSANIZ, • ŞANSINIZIN, RIZKINIZIN, KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA YA DA İŞLERİNİZİN YOLUNDA GİTMEDİĞİNE İNANIYORSANIZ, • BİR TAKIM KONULARI KENDİ ÜZERİNİZDE SAPLANTI HALİNE GETİRİYORSANIZ, • SEBEPSİZ YERE SIKINTI BUNALIM VE RAHATSIZLIK DUYUYORSANIZ, • TIBBEN MÜMKÜN OLDUĞU HALDE ÇOCUK SAHİBİ OLAMIYORSANIZ,
Not: Büromuz Altınkum Mah.ikizcay 1002 nolu sok.no1 Edremitden Gelince ikizcay birinci köprüyü geçdikden sonra sola dönüp 100 metre ilerde Sagda Akçay Tlf : 0266 384 38 97 Fax: 0266 384 38 97 Cep Gsm:0535 488 20 33
Forumdaki 13 Kategoride 85 Forum var, Bu forumlara açılan 3020 Konuya 12 Cevap yazıldı..
Üye : Misafir : 5 Toplam : 5 Rekor : 41 kişi 23.09.2009 11:17:08
Aktif Üyeler Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye